Suruç Katliamı Davası: Aileler sanık getirilmeden ifade vermeyi reddetti

Suruç katliamında çocuklarını yitiren aileler, “Söyleyecek çok şeyimiz var” dedi, ancak sanık duruşmaya getirilmeden ifade vermeyeceklerini söyledi.

33 düş yolcusunun yaşamını yitirdiği Suruç katliamı davasının 3. duruşması bugün görülüyor. Urfa’nın Hilvan ilçesindeki hapishanede, Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya geçtiğimiz günlerde tutuklanan ailelerin avukatlarından Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar ile katliamda yaşamını yitiren Hatice Ezgi Sadet’in ablası Özgen Sadet, katliam tanıkları Havva Cuştan ve Mazlum Demirtaş katılamadı.

ETHA’da yer alan habere göre; Duruşmada önce baronun görevlendirmesiyle sanık avukatı olarak gelen ve savunma yapmayacaklarını belirten avukatlar, daha sonra “vicdani olarak duruşmada bulunmayı doğru bulmuyoruz” diyerek dosyadan çekildi.

Ardından müştekiler söz aldı. Müştekilerin tamamı sanığın duruşmaya getirilmemesine tepki göstererek, sanık gelmeden ifade vermeyeceklerini söyledi.

Nazegül Bahar Boyraz’ın eşi Bayram Boyraz, “Mahkemeniz sanığı neden duruşmaya getirmiyor, ben bunu anlamak istiyorum. Sanığı bizden neden kaçırıyorsunuz? Sokaktaki insanlar dahi duruşmadan bir şey çıkmayacağını bize söylüyorlar” dedi.

Emrullah Akhamur’un babası Mehmet Şerif Akhamur, sanığın duruşmaya getirilmesini istedi.

Katliamda annesi ve ağabeyini kaybeden Sinem Kılıç, “Ben her duruşmaya 2000 km uzaktan geliyorum. Ama siz sanığı Ankara’dan buraya getirmiyorsunuz. Biz adaleti aramak için buradayız, sanık gelene kadar da burada olacağız. Biz hiçbir düş yarım kalmayacak dedik, hala sözümüzün arkasındayız” dedi.

Katliamda oğlu Çağdaş Aydın’ı kaybeden ve kendisi de yaralanan Feti Aydın, “Çocuklarımızı elimizden alan katiller neden burada değil? Benim çocuğum bu halka hizmet etmek istiyordu ama katledildi. Siz sanığa burada mı ifade vermek istersin yoksa orada mı ifade vermek istersin diye soruyorsunuz. Bu ne kadar keyfi bir tutumdur” diye konuştu. Aydın, “Suruç gazileri, yaralıları, avukatları neden tutuklanıyor bunu anlamak istiyorum. Sanık bu duruşmaya gelene kadar elbette ben de geleceğim ve bu davanın peşini bırakmayacağım” dedi.

Murat Yurtgül’ün annesi Nimet Yurtgül, sanık duruşmaya gelene kadar ifade vermeyeceğini söyledi.

O KATİLİ BURADA GÖRMEK İSTİYORUM
Baba Şemsi Yurtgül de “Oğlumu öldürenlerden şikayetçiyim. Benim oğlumu neden öldürdüler? Suçu neydi? Sizin de çocuklarınız var. O katili burada görmek istiyorum” dedi.

Katliamdan yaralı kurtulan Gökçe Çetin de sanık duruşmaya gelene kadar ifade vermeyeceğini belirtti.

Hatice Ezgi Sadet’in annesi Sunay Sadet, “Suruç katliamından bu yana olmadık şey kalmadı. Bu duruşmaya sanık gelecek diye hazırlandık, yine getirmediniz. O sanığı burada görmek istiyorum” dedi.

Hatice Ezgi Sadet’in ablası Özgen Sadet, geçtiğimiz günlerde tutuklanmıştı.

KARDEŞİNİN TABUTUNU TAŞIDIĞI İÇİN TUTUKLANDI
Anne Sadet’in ardından söz alan Av. Arın Yeniaras, “Özgen Sadet kardeşinin cenazesini taşıdığı için ‘örgüt üyeliği’nden tutuklandı, kayda geçmesini istiyorum” dedi.

Baba Ali Sadet de “Söyleyecek çok şeyim var ama öncelikle şu katilin duruşmaya getirilmesini istiyorum” dedi.

Duygu Tuna’nın babası Hasan Tuna, “Her duruşmaya geldiğimizde aynı şeyleri duyuyoruz; Davacı mısın? Elbette davacıyım, çocuğumu kaybettim ben orada. Sanığın buraya getirilmesini istiyorum” dedi.

‘AVUKATLARIMIZ BIRAKILANA KADAR İFADE VERMEYECEĞİM’
Katliamda yaralanan Kenan Kenan Yıldızerler, “Amara Kültür Merkezi’nde insanlık suçu işleyen bu caninin mahkemeye getirilmesini istiyorum” dedi. Kenan Yıldızerler, avukatları Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar’ın davadan kısa süre önce tutuklandığını da hatırlatarak, “Hukuksuzca tutuklanan avukatlarımız serbest bırakılıncaya kadar ifade vermeyeceğim” dedi.

Katliamda oğlunu kaybeden Mehmet Özkan, “Burada söyleyecek çok sözümüz var ama söylemiyoruz. 3 mahkemedir burada bize yaptığınız psikolojik işkenceden başka bir şey değildir” dedi. Özkan, mahkeme heyeti başkanına “Kendinizi bizim yerimize koyun, sizin çocuğunuz ölmüş olsaydı sanığa ‘gelmek ister misin istemez misin’ diye soracak mıydınız?” diye sordu.

Uğur Özkan’ın ağabeyi Süleyman Özkan ise “Cenazeye katıldıkları için tutuklanan avukatlarımız ve kardeşlerimiz serbest bırakılmalıdır. Bu katliamda zerre payı olan herkesten şikayetçiyim” dedi.

AİLELERE PSİKOLOJİK İŞKENCE YAPILIYOR
Katliamda yaralanan Çağla Seven, “İlk defa bir duruşmaya katılıyorum. Girişte silahlar bize doğrultuluyor, telefonlarımız, çantalarımız alıkonuluyor. Çocuklarını bir kişinin üstü aranmadığı için kaybeden insanlar didik didik aranıyor. Bu psikolojik işkencedir. Elbetteki şikayetçiyim ve davaya katılmak istiyorum” dedi.

Katliamda babası İsmet Şeker’i kaybeden Yağmur Şeker, “17 yaşında beni babasız bırakan sorumlular buraya getirilmeli, bize neden sorusuna cevap vermeli” dedi.

SANIĞIN ARKASINDAKİ HERKES AÇIĞA ÇIKMALI
Katliamda oğlu Süleyman Aksu’yu kaybeden Ramazan Aksu Kürtçe konuştu. Aksu, “Sanığın duruşmaya getirilmesini istiyorum, sanığın arkasında olan herkesin açığa çıkmasını istiyorum” dedi.

Katliamda babası Cemil Yıldız’ı kaybeden Gamze Yıldız, “Bu oturum sizler için çok sıradan olabilir ama ölüm haberini aldığım babam için ve katliamda yaşamını yitiren insanlar için buradayız. Adaletin yerini bulması için sanığın yüz yüze yargılaması gerektiğini heyetinizin bizden iyi bilmesi gerekir. Sanık duruşmaya getirmelidir” dedi.

Suruç’ta yaralanan Koray Türkoğlu, “Bu yargılamada sanık, tanık, mağdur hepsi karıştı. İddia makamının tüm tavrı mağdurların aleyhinedir. Sanıkların buraya getirilmeden önce sizi akla ve vicdana davet ediyorum” dedi.

‘SANIKLARIN OLMADIĞI DURUŞMADA BİZE BEYAN SORMAYIN’
Saldırıda yaralanan Ali Rıza Arslan, “Sanıkların olmadığı bir duruşmada, bizden beyan sormayın, önce sanıkları buraya getirin” dedi.

Yaralılardan Ali Deniz Esen, “Vekalet verdiğim avukatlarım tutuklu, sanık sandalyesi boş. Sanık huzurda olunca ifade vereceğim” dedi.

Yine saldırıda yaralananlardan Erkan Keskin, “Mahkeme bu davanın sanığın insanlığa karşı suç iddiasıyla yargılama yaptığının farkında hareket etmelidir” diye konuştu. Keskin, avukatları ile aileler ve yaralıların tutuklanmasını da protesto ederek, ekledi: “Bu aşamada ifade vermeyeceğim.”

33 DÜŞ YOLCUSUNUN İSİMLERİ YANKILANDI
Suruç Aileleri İnisiyatifi’nden Yalçın Demir, duruşma salonunda 33 düş yolcusunun isimlerini ve doğum tarihlerini okudu. Ardından “düş yolcularını saygı ve özlemle anıyorum. Şikayetçi değilim hesap soracağım, soracağız. Ve biz kazanacağız” dedi.

Katliamda yaralanan Pınar Gayıp, “3 duruşmadır burada bir oyun sergilendiğini düşünüyorum, katilin devlet eliyle korunduğunu düşünüyorum” dedi.

Murat Yurtgül’ün amcası Yusuf Yurtgül, “Bana her zaman adalet yok derlerdi, ben gerçekten bugün adaletin olmadığını gördüm. Katili getirip buraya karşımıza dikmeniz gerekir” ifadelerini kullandı.

‘ESP DOĞRUDAN HEDEF, NEDEN MÜDAHİL DEĞİL?’
Müştekilerin ardından müdahillik talepleri dile getirildi. HDP, Diyarbakır Barosu, Antep Barosu, ESP, SGDF ve BEKSAV adına avukatlar müdahillik talebinde bulundu. Av. Can Tombul, sanığın bilgisayarında çıkan belgede ESP’nin doğrudan hedef gösterildiğini belirterek, “Hangi gerekçe ile Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nin katılma talebi reddedilmiştir” dedi. Tombul, emniyette bulunan mağdurlara ait eşyaların ailelere teslim edilmesini talep etti.

Müdahillik başvurularına ilişkin söz alan Av. Senem Doğanoğlu da heyetin sadece yaralananların müdahillik talebini kabul etmesini eleştirdi. Doğanoğlu, insanların fiziksel yara almasa da ruhsal ızdırab çektiklerini belirterek, “İddianamede ismi yok diye müvekkillerin katılma talepleri reddedilmiştir. İddianamede ismin olmaması insanların mağdur olmadığını belirlemez. Sadece iddianamenin ne kadar eksik olduğunu gösterir. Hiçbir CMK hükmü mağdur sayabilmek için fiziksel yaralanma şartı aramaz. Ruhsal yaralanmayı fiziksel yaralanmadan daha önemsiz gören heyetinizdir. Dosyada hesap sorma yönünden irade koyan herkesin katılma talebini kabul etmeniz gerekir” dedi.

TARAFSIZLIK KONUSUNDA ŞÜPHE YARATTI
Av. Nuray Özdoğan ise heyetin sanığa “duruşmada mı hapishanede mi ifade vermek istiyorsun” diye sormasını eleştirdi. Özdoğan, “Sanık susma hakkını kullanabilir, ifade verebilir ancak nerede ifade vereceğini seçme hakkı yoktur. Bunu mahkeme belirler. Sanığa böyle bir soru sormanız tarafsızlığınız konusunda bizde şüphe yaratmıştır” dedi.

SAVCI YİNE SEGBİS İSTEDİ
Savcı, Şengül Büyükçelebi ile Şeyhmus Sarı’nın tanık olarak dinlenmesini ve sanığın bir sonraki duruşmada yine SEBGİS ile bağlanmasını talep etti. Duruşmaya ara verildi.